Pages
Aug 12, 2008
Zorba
Patron dinle bak. Küçük bir kőye gitmiştim bir gün. 90 ından bir dede gőrdüm, badem ağacı dikiyordu.
“Ne o dede!” dedim “bu yaşda badem ağacı mı dikiyorsun?” Dede dőndü ve bana baktı sonra da dedi ki “Oğlum ben hiç őlmeyecekmiş gibi yaşiyorum hergünü”. Ben de ona dedim ki “Ben de her an őlecekmiş gibi yaşıyorum!” Sence hangimiz daha haklı Patron?
“Ne o dede!” dedim “bu yaşda badem ağacı mı dikiyorsun?” Dede dőndü ve bana baktı sonra da dedi ki “Oğlum ben hiç őlmeyecekmiş gibi yaşiyorum hergünü”. Ben de ona dedim ki “Ben de her an őlecekmiş gibi yaşıyorum!” Sence hangimiz daha haklı Patron?(Nikos Kazantzakis, Zorba the Greek, Chapter 3, page 35)
Aug 6, 2008
Global Kapitalizm: Siz ne marka Jean giyiyorsunuz?
Daha biraz evvel bir dokümanter seyrettim. Çin’deki bir tekstil fabrikasında gizlice çekilmiş. 17 yaşında Jasmin diye bir kızın yaşamını da merkeze almış. Adı China Blue. Boğazıma düğümlenmiş bir ağlamak gelmiş izlediğimden beri. Karnımda bir ur sancısı. Etimde bir kıymık zonkluyor.

Işçiler fabrikanın yatakhanesinde kaliyorlar. Alabildiğine kalabalık. Suyu kovalarla taşıyorlar. Kira ve yemek paraları yövmiyelerinden kesiliyor; bunun için hergün 1 US dolarından az kesiliyor. Çalışanlar parça başı çalışıyor. Jasmin’in saatliği 6 US sentine geliyor. Yani 10 saatte 60 sent kazanıyor Jasmin. Hergün sabah 8’den gece yarısı 2’ye kadar çalışıyor. Yani 18 saat. Yani 1.08 cent kazanıyor Jasmin. 80 centi yemeğe ve yatakhane parasına gitse , günde Jasmin’in eline net 28 sent geçiyor. Yani haftada (7 gün çalışsa) 196 sent. Yani 2 dolar bile değil. Yani ayda 8 dolardan bile az. Her ay bu paranın ödeneceği bile garanti değil.
Işte bazı alt başlıklar:
Istedim ki bu zulumun bir yüzü olsun diyor filimci. Yoksa insanlar rahat uykularındalar. Yüzünü görmedikleri, adını bilmedikleri insanların bu insanlık dışı koşullarda ucuza çalıştırıldığını bilip de bu zulmu durmadan üretenlerin ürünlerini almak çok zor gelmemektedir sıradan insana. Bir yüzü olsun istemiş bu zulumun ve çok güzel de bir yüz vermiş bu zuluma. Ne zaman gözlerimi kapasam Jasmin’in uykusuz yüzü gözümün önünde şimdi.
Beni uyutmadın ulan filimci. Beni uyutmadın! Umarım bu zuluma ben gibi dolaylı bulaşanların çoğuna ulaşır da bozarsın uykularını, benimkini bozduğun gibi…
Ne güzel bozdun uykularımı filimci. Eline, beynine, ve herşeyi göze alarak bunu gerçekleştirmeye çalışmış yüreğine sağlık…

Işçiler fabrikanın yatakhanesinde kaliyorlar. Alabildiğine kalabalık. Suyu kovalarla taşıyorlar. Kira ve yemek paraları yövmiyelerinden kesiliyor; bunun için hergün 1 US dolarından az kesiliyor. Çalışanlar parça başı çalışıyor. Jasmin’in saatliği 6 US sentine geliyor. Yani 10 saatte 60 sent kazanıyor Jasmin. Hergün sabah 8’den gece yarısı 2’ye kadar çalışıyor. Yani 18 saat. Yani 1.08 cent kazanıyor Jasmin. 80 centi yemeğe ve yatakhane parasına gitse , günde Jasmin’in eline net 28 sent geçiyor. Yani haftada (7 gün çalışsa) 196 sent. Yani 2 dolar bile değil. Yani ayda 8 dolardan bile az. Her ay bu paranın ödeneceği bile garanti değil.
Işte bazı alt başlıklar:
- Fabrikanın müşterileri: Wall-Mart, Levi Strauss , Tommy Hilfiger, Gap, Target and Lane Bryant.
- Bu kölelik Çin’in yanısıra diğer az ve çok gelişmiş ülkelerde de görülüyor. Bunların başında Amerika ve Meksika var. Sonra Saipan (çin’e ait bir ada ki sadece fabrikalar var adada), Hindistan, Tayland, ve çeşitli Afrika ülkeleri geliyor.
- Çin’de işçilerin sendika hakkı yok. Grev hakkı yok.
- Fabrika sahibi eski bir polis şefi.
- Müşteriler fabrikayı denetime gelince hangi işçilerle konuşulacağını, işçilerin ne cevaplar vereceğini fabrika sahibi ve usta başılar belirliyor (Herkes oynanan oyunun farkında ama!). Işçiler hafta sonlarının tatil olduğunu, iyi kazançlari olduğunu, ve mutlu olduklarını söylüyorlar.
- 2001 yılı verilerine göre Saipan’deki fabrika işçileri her Levi’s kot başına 3 dolar kazanmışlar. Aynı yıl Levi’s’in CEO’su Philip Marineau 25.1 miliyon dollar kazanmış. Yani saatliği 11,971 Amerikan doları.
Istedim ki bu zulumun bir yüzü olsun diyor filimci. Yoksa insanlar rahat uykularındalar. Yüzünü görmedikleri, adını bilmedikleri insanların bu insanlık dışı koşullarda ucuza çalıştırıldığını bilip de bu zulmu durmadan üretenlerin ürünlerini almak çok zor gelmemektedir sıradan insana. Bir yüzü olsun istemiş bu zulumun ve çok güzel de bir yüz vermiş bu zuluma. Ne zaman gözlerimi kapasam Jasmin’in uykusuz yüzü gözümün önünde şimdi.
Beni uyutmadın ulan filimci. Beni uyutmadın! Umarım bu zuluma ben gibi dolaylı bulaşanların çoğuna ulaşır da bozarsın uykularını, benimkini bozduğun gibi…
Ne güzel bozdun uykularımı filimci. Eline, beynine, ve herşeyi göze alarak bunu gerçekleştirmeye çalışmış yüreğine sağlık…
Subscribe to:
Comments (Atom)