Pages

Aug 25, 2009

Ramazanın Hatırlattığı!

Ramazanmış! Yahu hala nasıl insanlar dine inanıyorlar ? Sahi bunca yokluğuna dair delil varken varlığına dair delil olmayan bir güce insanlar nasıl akıllarını teslim ediyorlar? Yani hangi editor, hangi basım evi basar şu kutsal kitapları şimdi? Estetik olarak, mantık olarak, kurgu olarak, felsefe olarak hiç bir özelliği olmayan bu kitapları kim basar yahu? Onca saçma sapan hikayelerden oluşan kitaplara dayalı bir dünya ve öte dünyayaya nasıl inanıyor insanlar? Inanamıyorum aklıbaşinda birinin Tanrı’ya inanbileceğine. Onun için bu insanlar aklını yitirmişler diyorum. Zekalarını körertmişler. Nekadar ateist varsa ancak o kadar aklıbaşında adam var bu dünyada.


Aug 21, 2009

Fıtık

Dunyanın bütün dertlerine yüregim ve beynim yetiyor da belim yetmedi taşımaya. Fıtık oldum. Bugün ameliyat oluyorum. Iyileşip tekrar yazmaya başlayana kadar şu yeni keşfettiğim siteleri tavsiye ederim.

http://hafifabim.wordpress.com/

http://blogyaziyorum.blogspot.com/
http://milli-tarih.blogspot.com/
http://www.seviyesizsiyaset.com/

Sağlıcakla kalın.

Aug 15, 2009

Her Telden

Tam iki hafta oluyor uzak kalalı bloglar dünyasından. Ne yalan söyleyeyim özledim doğrusu. Blog dünyasından uzak kaldığım süre içinde de bir sürü şey geldi aklıma yazma konusu yapmak için, sonra da yoğunlukları solup gitti. En sonunda da rastgele bir listeye dönüşüverdiler.

  • Bu Kürt açılımı nedir? “Hepimiz Türküz” ün “Hepimiz müslümanız” versiyonu mudur bu? Ama yine de hiç yoktan iyidir. En azından şöyle ya da böyle bir dialog çabasıdır. Engel olunmamalı… Ahmet Türk’ün açılım karşısındaki olgun, sabırlı ve akıllı duruşuna da kredi vermeli.

  • Sahi şu Baykal kadar mide bulandıran başka bir şey (insan, hayvan, eşya, falan) daha var mı şu evrende?

  • “O… çocukları” filimini izledim - beğendim. Özellikle yaşama ilişkin analojiler çarpıcıydı. Akvaryumdaki balıkların suyunun değiştirilince ölmeleri ile sokakta büyüyen çocukların sosyal, duygusal, ve çevresel koşullarının kalıcı olmayan bir değişimle allak bullak olacakları vurgusu bunlardan biriydi. Hatırladığım kadarıyla şöyle deniyordu “bunlar her ölen balığa ağlarlarsa, anaları daha çook sikilir bunların!”

  • Ilk defa “çimlere basmayınız!” işaretinin antitezini Kanada Toronto’da gördüm: “ Lütfen çimlerde yürüyünüz” diyordu.

  • Esmerin bütün renk aralıklarını karşı cinsteki çekiciliğiyle görmek istiyorsanız Toronto’ya gitmenizi öneririm.

  • Islamcılar Toronto’da oldukça iyi çalışıyorlar. Iktidarı ellerine geçirene kadar; usulca çok kültürlülük, dinsel özgürlük gibi değerleri sonuna kadar kullanıp Batı’nin ağzına bi güzel sıçacaklar gibi geliyor bana. Ya da Batı bunların masum dindar olmadıklarını anlayacak. Kacak şu Benselma İslam’ın Psikanalizi’nde, hic müslüman fobisinden sözediyor muydu? Bende öyle bir fobi var sanki. Valla korkirem balam…