Pages

Apr 28, 2007

Gazetecinin temel görevleri ve ilkeleri:

1. Halkın bilgi edinme hakkı uyarınca, gazeteci, kendi açısından sonuçları ne olursa olsun, gerçeklere ve doğrulara saygı duymak ve uymak zorundadır.

1. maddenin gerceklikten yansisi: Turkiye'deki butun yerel ve ulusal basin mensuplari bu maddeye hakkiyla uymaktadir. Gerceklige oylesine saygi duyuyorlar ki bu nedenle islerini, unlerini ve aldiklari paralari son kurusuna kadar hakkediyorlar. Cunku Turkiye'de gerceklik patronlarin yuksek cikarlari ve mevcut egemen ideolojinin idealleri tarafindan belirlenir ve masallah dunyanin hic bir yerinde bu ideallere boylesine sorgusuz sualsiz saygi duyup diger herseye gozunu kapatip, kulagini tikayip ve dilini tutan bir medyayi zor bulursunuz. Bu gercege itaat etmeyen o SOZDE (bu sozu de cok seviyorum nedense) gazetecilerin sonu herkesce bilinmektedir: yargisiz infazlar, gozaltinda kaybolmalar, ya da faili mechul cinayetlere kurban gitmeler.

2. Gazeteci; bilgi ve haber alma, yorum yapma ve eleştirme özgürlüklerini ne pahasına olursa olsun savunur.

2. maddenin gerceklikten yansisi: "Ne pahasına olursa olsun" sozu cok komik kacmiyor mu yahu? Yillarca faili mechul cinayetler islendi bu ulkede. Gazeteler yazmadi. Televizyonlar gostermedi...

3. Gazeteci; başta barış, demokrasi ve insan hakları olmak üzere, insanlığın evrensel değerlerini, çok sesliliği, farklılıklara saygıyı savunur. Milliyet, ırk, etnisite, cinsiyet, dil, din, sınıf ve felsefi inanç ayrımcılığı yapmadan tüm ulusların, tüm halkların ve tüm bireylerin haklarını ve saygınlığını tanır. İnsanlar, topluluklar ve uluslar arasında nefreti, düşmanlığı körükleyici yayından kaçınır. Bir ulusun, bir topluluğun ve bireylerin kültürel değerlerini ve inançlarını (veya inançsızlığını) doğrudan saldırı
konusu yapamaz. Gazeteci; her türden şiddeti haklı gösterici, özendirici ve kışkırtan yayın yapamaz.

3. maddenin gerceklikten yansisi: Burda okuduklarinizdan bir sey anlamadiysaniz kendinizi suclamayin ve zeka ve idrak etme yeteneklerinizden lutfen suphe duymayiniz. Cunku burada henuz dunyanin hicbir ulkesinde kesfedilmemis ve denenmemis bir retorik yontem denenmektedir. Aciklamasi cok zor olan bu komplex ve sofistike retorigi baska bir blog yazari Semih Saka Bianet'ten Tolga Korkut'un yazisini ornek vermis. 24 Mart gunu Yunanistan'la yapilan milli mactan sonraki pazar gunu gazetelerin basliklari soyleymis: "Denize doktuk!" "ne mutlu Turkum diyene", "Fatih Sultan Terim", Iste Mustafa Kemal'in cocuklari"


Daha yazayim mi? Valla is gucu birakip yazmak gerekecek. En iyisi mi siz gidip kendiniz okuyun sonra da yorumlayin. Bana bildirirseniz burda beraber paylasiriz.

http://www.tgc.org.tr/bildirge.html
Post a Comment