Pages

Sep 23, 2007

Islam, Demokrasi, Humanizm ve Laik Cumhuriyet

Bi ara yazmıstım şu müslümanlara güvenmediğimi. Insana saygılarının olmadığnı, ilk fırsatta inançlarında egemen olan şiddeti, ayrımıcılığı, ve taçizi yaşama geçireceklerine olan öngörümü (önyargımı!) söylemiştim. Bakın Ramazanla birlikte neler olmuş. Tabii bunlar duyduklarımız…

Eskişehirde bir olay: 13 Eylülde iftar saatine yakın iki kadın kelli-felli biri tarafından hem de karakolun karşısında sözlü ve fiziksel taçize uğruyor, karakoldaki polisler adamdan bir özür dilemedikleri kalıyor hatta nerdeyse kadınları çok hassas olmakla falan suçluyorlar. Adamın oruçlu, özgür iradesiyle başını kapayan karısı kadınlara ”Ne var canım küfrettiyse?” demeye kalkınca adam Allah’ın ve yüce Türk milletinin veridği yetkiye dayanarak karısına da tokat atıyor ve de küfrediyor. Hem de karakolda. Hem de yasaları ve herkesi korumakla yükümlü bu nedenle vergilerimizle geçinen, maaş alan adil polisimizin önünde oluyor bunlar. Sonra kadınlarımızı alkol muayenesine gönderiyorlar (Allah çarpsın ki kızlık zarı kontrolü de akıllarından geçmistir ama belki oruçları bozulur diye vazgeçmişlerdir.) Sonra da polisimiz dayakçı adamla bir güzel iftar açmışlar. Olayı yaşayanlar anlatıyor: Kimi kime şikayet ediyoruz.

Bunun için Eskişehir Demokratik Kadın Platformu(DKP) bir basın açıklaması yapmış. Ama dava açmişlar mı onu bilmiyorum.

Bianet’ten Pelin Dutlu da bu olaydan sözettikten sonra başka bir olay daha anlatmış.
“İstanbul’dan trenle Eskişehir’e gelen üç kadın arkadaşımıza aynı kompartımandaki bir adam “beliniz gözüküyor” diye “Ramazanda böyle giyinilir mi?” diyerek tartışmaya giriyor, rahatsız ediyor hatta “Eskişehir’de görüşeceğiz sizinle” diye tehdit ediyor. Yol boyunca taciz ediyor. “

Ertuğrul Kürkçü kendisine yazan, devlet memuru olduğu tahmin edilecek olan bir kadının Ramazan ayıyla birlikte özgürleşen çalışma yaşamından kesitler sunuyor…Milliyet yazarı Meral Tamer’in durum kötüleşirse bir kaç yıl ıçinde kızını da alip Turkiye’den gidebileceğini söylediğini de vurguluyor…

Siz bakmayın bu olaylara. Bunlar münferi olaylardır, yoksa Islam ılmlı, saygılı, özgürlükçü, ve barış dolu bir dindir.

Kahraman Maraş, Sivas, ve daha nice olaylar da bir iki çürük elmanın işidir…

Sahi siz biliyor muydunuz, ben tesadüfen ögrendim. Maraş katliamı sanikları 1991’de Terörle Mücadele Yasasının bilmem neresinin nasıl yorumlanması sonucu serbest bırakılmışlar.

Sevgili, saygılı, ve en adil hukuğu ülkemin
Hukuğun islemesi için gecesini günduzüne katıp,
oruç-moruç demeden çalişan fedakar,
savcilari, hakimleri, polisleri, ve gece bekçileri ülkemin.
Ah humanist müslüman inancı ülkemin.
Hepinizi
Ama hepinizi tebrik ediyorum.
Bu ülke sizinle gurur duyuyordur…
Post a Comment