Pages

Jun 27, 2007

Siz niye yazıyorsunuz?

Proetcontra, güzel sorular sormus bir yazım için, yanıtlamaya çalıştım sorularını. Soruların yanıtı blog yazarlığı ile dolaylı ilgiliydi. Blog yazarlığının neliği üstüne kimseler teorik çalişmalar yaptı mı bilmiyorum ama ben kendim için bunu nasıl gördüğümü yazdım Proetcontra’ya (sahi bir anlamı var mı bu adın? Ya da olmalı mı? Sadece merak işte). Paylaşmak, sizin de görüşlerinizi almak isterim.

Serpil blogunda diyor ki “Resim yapıyorum, cünkü başka dilim yok.” Çok şey anlatıyor Serpil bunla. Renklere, şekillere, rengin uçsuz bucaksız çağrışımlarına döküyor içini. Dünyayı ve yaşadıklarını renklerinin hue’sundan göruyor. Yarasından görüyor dünyayı.

Ben de yalnızlığımı paylaşıyorum harflerin sesleriyle. Kimsesizliğimi. Gurbetliğimi. Öfkemi, sevincimi (ki hala olmadı ya), mutluluğumu (ki yokluğundan tanıyorum), umutsuzlukla kaplanmış umudumu yazmak için yazıyorum.

Akarsuya bırakılan mektuplar gibi. 1 ve 0 lardan oluşan dijital uzayın dipsiz kuyusuna bağırır gibi yaziyorum. Hani birileri duyar da ses verirse ne ala ses vermezse de “öff içimi boşalttım bari” der gibi yazıyorum.

Hiç bir toplumsal ideale hizmet etmeyi de amaçlamadan yazıyorum. Dedim ya içimi boşaltmak için yazıyorum. Ağız dolusu küfür edemesem bile, küfür etmek için yazıyorum. Hasan Hüseyin’in bir şiirinde dediği gibi küfürlerin de kuşlar kelebekler gibi uçacakları konacakları yeri iyi bildiklerini varsayarak, cok detaylı açıklamalara bile girme ihtiyacı duymadan yazmak istiyorum.

Bilimin verilerinden ve bilgi birikiminden yararlanmayi ihmal etmeden içimden geleni içimden geldiği gibi yazmak istiyorum. Özgür olmak için yazıyorum. Kendimi kendimden dahi özgür kılmak için.Yani bir tür günlük gibi, deneme gibi, hani biraz da yorumumu katarak yazmak istiyorum. Editörün ya da saklı-gizli hakemlerin (reviewers) kaygısını yaşamadan yazmak istiyorum.

Sahi siz niye yazıyorsunuz?
Post a Comment