Pages

Aug 22, 2010

Őzdeyişlerin Tehlikeli Bir Yanı


To say “I love you” one must first be able to say the “I."
"Seni seviyorum" diyebilmek için kisi őncelikle "Ben" demeyi bilmek zorundadır! – Ayn Rand
Bu tür őzdeyişlerin ve sőzlerin tehlikeli bir yanı vardır. O da bazan sőzü sőyleyenin, sőzün sőylendiği zamanın nesnel ve őznel koşullarınn gőzardı edilme olasılığıdır.

Ayn Rand’ın yukarıdaki sőzünü ilk okuduğumda hiç kimin tarafından sőylendiğine dikkat etmeden, seviverdim. Sevmenin őtesinde arkadaş ve dostlara da gőnderdim. Sonra onlardan gelen tepki ve yanıtlar beni iyi bir sarstı. Biri “bunu Ayn Rand değil de bir başkası sőyleseydi birey olmanın (ben olmanın), bağımsız, kişilikli, kendine yeterli olan bir “Ben” olmanın őnemini vurguluyor derdim ama Ayn Rand girince işin içine durum değişiyor” dedi. Bir diğeri “He is quoting the ultimate capitalist--will wonders never cease? :)” diyerek şaşkınlığını dile getiriyordu.

Bi dakika yahu ne dağlar devirmişim demeye kalmadan farkettim ne halt ettiğimi; sőzü sőyleyenin hesaba katılmayışı. Rand’ın felsefesinden bakınca bu sőzün nasıl da bencil bir “ben”e işaret ettiği anlaşılıyor tabii.

Arkadaşlardan biri o güzel kıvrak zekasının ürünu olan bir dil analizi de yapıyordu: Diyordu ki, bazı dillere baktığımızda “seni seviyorum” sőzünde “ben” gizli őznedir. Őrneğin “Seni seviyorum” (Türkçe), te amo (Ispanyolca), j taime (Fransızca), ti amo (Italyanca). Ama Ingilizce ve Almanca’da “Ben” őn plana çıkıyor “I love you” ve “Ich liebe dich”. Bunun őtesinde sevmekte “ben”in őn plana çıkartılması sanki sağlıklı bir sevgi ilişkisi yaşamyı sorunsallaştırabilir, hatta sevilen “sen”in değer verilişi ve őn plana çıkarıtılması daha sağlıklı gőrünüyor.

Hatta hatta bir başka arkadaş da bundan bőyle “I love you” demek yerine “You I love” diyeceğini ilan etti. Ve ben bir kez daha güzel arkadaşlarım olduğu için çok mutlu oldum.

Siz çok dostyaşayın e mi!
Post a Comment