Pages

Jun 16, 2011

Űç Kadın


Űç kadın var deli gibi aşık olmak istediğim. Űç kadın aynı anda sevmek istediğim. Norah Jones, Şeval Sam, bir de Ece Temelkuran. Yok, çok eşlilik dűşű gőrdűğűmden değil. Bilirsiniz kadınlara (varoluşlarına ve bedenlerine) sahip olmaya denk dűşen saçma bir aşk anlayışım da yok. Ne mi istiyorum? Bilmiyorum. Bilmiyor ama hissediyorum: Hissettiğim dokunmak, sımsıkı sarılmak, uzun uzun gőzlerine, sevinçlerine, hűzűnlerine bakmak ve paylaşmak yaşadıklarını.

Hem sahi neden bőylesi űn salmışlara aşık olabilme olasılığı ve dűşűncesi gerçeklik dışı bir şeymiş gibi kabűl gőrűr toplumlarda? Ya da bőylesi bir istem fantazi olmak zorundaymış gibi gelir insanlara.

Nedir beni (sıradan insanı) onlara aşık olmaktan alı koyan? Sınıf farkı mı? Statű mű? Oysa ki bunlar alabildiğine otantik bir aşkın yanında çok sıradan şeyler sayılmalı. Şimdi birileriniz “Eee ol o zaman! Seni tutan mı var?” diyecek. Olurum olmasına da benim bu hissettiklerimin fantaziye ya da gerçeklik dışına dűşmemesi için onların en azından benim hissettiklerimi bilmelerine ihtiyacım var. Haberleri olsa en azından. Benim hissettiklerimi ciddiye alsalar ya da gűlseler. Ama bilseler. Sonra isterlerse sevmesinler dert değil.Hani Pia gibi.

sabaha karşı rıhtımda
çocuklar pia'yı görseler

bana haber salsalar bilsem
içimi büsbütün yıldızlar basar
bir hançer gibi çıkıp giderdim

Aşk dediğin iki kişilikmiş gibi gőrűnen tek kişilik bir doyumdan ya da aldatmacadan başka nedir ki…
Post a Comment