Pages

Oct 17, 2012

Sosyal medyada yeni gőrseller, faşist propaganda ve ideolojik tutum

Nefret ediyorum bazı facebook ya da sosyla medya paylașımlarından. Artık kimin șair olduğunu bile karıștırır olduk. Hangi șiir ya da șiirimsi kime hangi șaire aittir bilmek nerdeyse imkansız.

Bir de ortalıkta yoğunca dolașan sığ ve fașist propaganda görselleri var ki, bir çok insan üzerinde düșnmeden bir diz refleksi gibi paylașıp duruyor ortaliklarda. Fașist söyleme hizmet ettiğini bile farketmeden oluyor bu paylașımlar. Ve en tehlikeli fașist propaganda da bu zaten; bilinçsizce içselleștirilmiș yanlıș algılar (lillizyonlar). Daha önce algı ve bilginin manipülasyonunda medyanın rolüne değinmiștim.

Ama nedense insanların, hem de eğitimli ve duyarlı diye bildiğim insanların bile,  bu görselleri paylaștığını görünce zıvanadan çıkıyorum. Bir ara boșver diyordum. Ama sonraları baktım ki olmayacak. Arkadașlığımı yitirecek olsam da ses edip bu paylaștıklarının anlamlarına dair ayna tutmaya çalıșıyorum. Evet rahatsız bile edecek düzeyde “niye bunu paylaștın?” diye soruyorum artık. Çünkü sormasam o propagandalara sessiz onay vermiș gibi hissedeceğim kendimi. Bir de bunları paylașarak kendi zekalarına bile hakaret ettiklerinin farkında olmadıklarını söylemek istiyorum çünkü bu görseller o denli zeka fakiri düșüncelerin ürünleri ki bunu görmemeleri korkunç bir șey. Bu görsellerin en tehlikeli yanı ise direk söylediklerinden öte söylemedikleri - dolaylı olarak sakladıkları ya da gizlice gönderdikleri mesajlardır.

Iște bir örnek. Biraz evvel gördüğüm șu görsele bakın.


Sevdiğim bir arkadaș paylașmıș. Marx’ın sözü mü ondan bile emin değilim. Arakadașımın Marx okumadığını da biliyorum. șimdi söylenen sözle cehaletin yeni bir tanımı yapılıyor burda. Ve korkunç ve alabildiğine sığ bir tanım bu. Cehaletin kriteri olarak doğa bilimlerindeki gelișmeler örnek olarak gösteriliyor. Bir digger kriter de çember sakallı olmak. Bu görsel sadece her çember sakallının cahil, hem de kara cahil olduğunu söylemiyor ayrıca șiddet dolu, korkunç adamlar olduğu önyargısını besliyor. Bu da daha çok Batı merkezli bir mentalitenin propagandası gibi duruyor. Çember sakallının Batılıya korkunç gelmesini anlarım da bize, niye bu kadar korkunç geliyor bu. Ya da korkunç gelmesi gerekiyor. Komșumuz ya da yakın akrabamız çember sakallıyken bu korku politikası nedir? Oysa ki çember sakallı olup oldukça zeki, entellektüel olan insan da vardır ve bu insanlar șiddet dolu değil barıș dolu da olabilirler. Peki bu resmin kaçırdığı, ya da sakladığı diğer cahillikler nelerdir? Bu resmi paylașanlar bu cahilliklerin de farkında mı? Iște bir can alıcı nokta da bu.


Bir diğer cehalet de cahilliği sadece çember sakallıda aramak değil midir? Peki

  • Bol yıldızlı apoletleriyle paşalarının kıçını yalayan cehalete ne demeli? 
  • Kapitalinin űstűnű bayraklarla, hem de kanlı bayraklarla, őrten milliyetçi-kapitaliste sessiz kalan cehalete ne demeli? 
  • Yűzyıllardır birlikte yasadığı insanların sosyal, ekonomik, ve politik haklarının çiğnendiğini gőrűp de sessiz kalan cahilliğe ne demeli? 
  • Kendi cocuklarını yiyen bir canavara dőnűşműş bir devlete durmadan asker çocuk doğurur, kirli savaşlara kurban eder sonra da “vatan sağolsun” diyen cahilliğe ne demeli?
Post a Comment