Pages

Feb 5, 2010

Egemen Ideolojinin ve Egemen Ahlakın Sinsilikleri

Işten çıkmış eve gidiyordum. Radyoda Amerikan ordusundaki eşcinsellere yőnelik baskıları konu alan bir haber program. Dinlerken bir an kendimi bir yığın, birbirinin benzeri düşüncelerin akışında yakaladım; “Ulan eşcinselsen orduda ne işin var!” “Eşcinselsen seni istemeyen, seni dışlayan, seni günahkar eyleyip afaroz eden kilisede ne işin var! Camide ne işin var!” Dikkat ederseniz soru işareti bile yok sonlarında. Çünkü soru sormuyordum, yargılıyordum. Suçluyordum. Doğru muydu mantığım?

Farkım neredeydi eşcinselleri dışlayanlardan? Mantığım neydi? Aynı mantığı bir adım őteye gőtürsem őyle saçma sapan yerlere varmak mümkündü ki. Ilk anda kulağa doğru ve haklı imiş gibi gelen bu yargıların yanlışlığı insana bireye őnceliği vermeyip genel ahlaki yargıları insanın ve bireyin őnüne koymaktan kaynaklanıyordu. Asıl doğru olanı o insanların (daha da genele gidersek toplumda ezilenlerin, marjine itilenlerin) istedikleri her yerde olma haklarını savunmaktı. Diğerlerinin sahip oldukları bütün haklara (evlilik gibi) sahip olmalarını savunmaktı. Orduda olmanın militarizmle ilişkisini, kilisede, camide, hahamda olmanın toplumların afyonu olan bir kurumun parçası olmakla ilişkisini, aile ilişkilerinin kapitalizmin üretim ilişkilerinin ya da devletin ideolojik tohumlarının atıldığı en küçük sosyal yapı olma ilişkisini tartışmak sonraki mesele olmalıydı oysa. Őnce őzgürlük ve hakların güvenliği, sonra ahlaksal, ideolojik ayrışmaların tartışması yapılmalı. Hem őzgürlüklerin yaşandığı bir süreçte belki bu tür ayrılıklar hem kavga edilmeden de tartışılabilir.
Post a Comment