Pages

May 30, 2010

Ey Özgürlük!

Bir zamanlar, iki kuş avcısı dağa çıkıp ağlarını kurmuşlar. Ertesi gün geldiklerinde ağlarının güvercinlerle dolu olduğunu görmüşler. Zavallı güvercinler kaçıp kurtulmak için umutsuzca çırpınıyorlarmış. Ancak ağın delikleri bedenlerinin hacminden daha küçükmüş. Avcılar bir deri bir kemik olan güvercinleri bu halleriyle satamayacaklarını kanaat getirip, onları beslemeye karar vermişler. Bir kaç hafta güvercinleri beslemişler. Güvercinler de getirilen yemleri büyük bir iştahla yemişler.
İçlerinden yalnız biri hiçbir şey yememiş. güvercinler gün geçtikçe şişmanlıyor, etleniyorlarmış. Yalnızca yem yemeyi reddeden güvercin giderek zayıflıyor ve inatla ağdan çıkmaya çabalıyormuş. Bu durum avcıların güvercinleri pazara götürecekleri güne kadar sürmüş. Hiçbir şey yememiş olan güvercin o denli zayıflamış ki son bir çabayla ağın aralıklarından geçmeyi başarmış ve uçup gitmiş; artık özgürmüş..


[Nikos Kazancakis]
Post a Comment