Pages

Oct 2, 2007

Sevgili Atatürkçüğüm

"Sevgili Atatürkçüğüm" bir kitap. Esra Elmas mezuniyet tezinden damıtarak yazmış. İlkokul çocuklarında Atatürk algısını araştırmış. Beni de dűşűndűrttű; Sahi bize neler yaptılar çocukken? Hani olur ya, hatırlayınca çocukluk anılarını, gűlersiniz. Ben gűlmedim, gűlemedim bu defa. Őfkelendim! Kızdım.

Radikal’de Yıldırım Tűrker’in tanıtım yazısına yorum yazanlardan biri şőyle anlatmış Atatűrk algısını.



En çok kanımı merak ederdim ilkokula yeni başladığım sıralarda. Hep bir bıçak alıp, küçük bir çizikle kanımı görmek isterdim. Kanımın sadece kırmızı olmadığından ve içinde bir sürü sim olduğundan da emindim. Simlerin onu yaldızlı kırmızı yaptığını ve parlak göstediğini düşünürdüm. Sonra birgün burnum kanadı ve büyü bozuldu, sıradan kırmızıyla yüzleştim. Asil kan hikayesiyle büyürken, ilk golümü yemiştim.


Ben de hep korkardım Atatűrk'ten. Hep bizi izlermis gibiydi o çatık kaşlarıyla. Allah mı daha korkulması gerekendi Atatűrk mű diye kavagaya bile tutuşmuştum bir çocukla. Ben Allah daha korkunçtu diye dűşűnűyordum yine de. En azından Atatűrk’ű gőrűyordum diye dűsűnműş olmalıyım diye duşűnűyorum şimdi…Ben diğer bir çok çocuğun aksine őcűlerden, hayaletlerden korkmadım. Ben en çok Allahtan koktum, bir de Atatűrkten. Sonra bűyűdűm. Sadece her ikisini değil onlara tapanları da sevmez oldum.
Sahi niye içine ettiniz çoçukluğumun ulan…Niye? Bir Atatűrk vardı karabasanlarımda bir de ne olduğunu bilmediğim Allah.
Ha bir de kanımın kutsal olduğuna inanırdım, taa ki Kűrt olduğumu őğreninceye kadar…
Post a Comment