Pages

Mar 31, 2011

Saklayamamak

Ben onu bulduğumda içimde bir bıçakla bekliyordum.
Ağzımda bir gelincikle acımı gösterdim ona.
Gűnlerdir bu iki dizenin bende bıraktığı ince bir sızının etkisi altındayım. Okur okumaz bir sızı belirdi taa şuramda solda, hani Nazım der ya “sol memenin altında”. Işte tam orda. Anlamak istemedim. Zaten şiirin amacı da o değil mi ki dedim ve o sızıyla kaldım.Sonra bir dosta gőnderdim sızımı zamanlı zamansız paylaşabildiğim. O da çoğalttı sızımı azaltarak acımı.

Cemal süreya'ya bak demiş
Sen bakma bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma
ben çok gülerim ve gülerken hiç kimse yalan olduğunu anlayamaz
demiş. Sonra başka bir yerde de
Ben gittim bembeyaz uykusuzluktan kasketimi eğip üstüne acılarımın
demiş.

Mesele acıyı saklamak değil mi? diye devam etmiş dostum.
Göstermekten çok saklamak. Yani ağızdaki gelincikten çok içerdeki bıçak okuyanı rahatsız ediyor. Gelincik bıçağın yerini nasıl tutsun. O yükü nasıl kaldırsın incecik çiçek? Bir kasketin gözlerdeki acıyı nasıl da saklamaya çalıştığını anlar gibi anladım yazdığın şeyi..
Okudukça ve dűşundukçe birşeyler belirginleşti. Aslında o da değildi sanki. Sanki saklamak istememek var. Ve sonunda SAKLAYAMAMAK. O saklanamaz acıyı saklayamamak…Ve saklar gibi yaparak göstermek...
Post a Comment